22 Temmuz 2017 Cumartesi

Blogger Devamını Oku Eklentisi Nasıl Eklenir ? Nasıl Özelleştirilir ?



                  Blogger devamını oku eklentisi nasıl eklenir ? Ve ya asıl anlatmak istediğim blogger devamını oku eklentisi nasıl özelleştirilir  konulu yazıma hoş geldiniz. Hep birlikte devamını oku eklentisini eklemeyi ve asıl anlatmak istediğim bu eklentiyi özelleştirmeyi anlatmaya başlayalım.



30 Haziran 2017 Cuma

Objenin Ötesindeki Kadını Görebilmek




              Dünyanın en özgür yerinde, dokuz metrekarelik odamda; bana eşlik eden çekirgelerin sesi ve şekersiz kahvemin eşliğinde yazıyorum bu cümleleri. Bu satırlar; bize anlatılmak istenmeyeni anlatmak, düşünülmesi gereksiz gösterilenin gerekliliğini arz etmek adına yazılmıştır. Umarım cümlelerime yüklediğim manalar bizleri bir adım öteye taşıyabilir. Yazıma tanımlamak istediğim bir soruyla devam edelim.

9 Mayıs 2017 Salı

Asgari Ücretle Mutlu Olmanın Yolları

asgari-ücret-ile-mutlu-olmanın-yolları


           Sevgili okuyucu;

           Mutsuz insanların olduğu küçük bir işçi kentinden yazıyorum bu cümleleri. Paranın saygınlık demek olduğu, itibar sahiplilerinin paralı kimseler olduğu bir yer. Buranın neresi olduğunun ne önemi var. Hepimiz benzer yerlerde yaşıyoruz değil mi ?

22 Nisan 2017 Cumartesi

ERKEKLERDE FEMİNİST OLUR MU?

feminist erkekler, feminizm,feminist, virginia woolf, şiddete hayır,

         Sevgili okuyucu,

         Bir erkek olarak, siz değerli feministlerin arasında bir yer edinebilir miyim ya da edinmeli miyim gibi spesifik bir kaç sorunun cevabını sizlerle birlikte arayacağım. Bu arayış içerisinde, bulduğumuz cevapların hemcinslerimin kalplerini yumuşatmasını ve sizlerin yaşadıklarını bir nebzede olsa hafifletmesini umarak cümlelerime başlıyorum.

18 Nisan 2016 Pazartesi

Amiyane Duygularım Ve Vuslata Özlem



Köhne düşüncelerim feryat ediyor vicdanımın yıkık koridorlarında.Diz çöken harflerimin sessizliğinde, aklımı delen düşüncelerimin hissizliğindeyim.Bilmem ki şimdi ben neyleyim...

Bilirim tevafuktur ruhuma musallat olan zehri gül kokusu. Sessizliğin sonumudur iç burkan her bir harfin kabartma dokusu. Derdi verendir bana sevdiren, unutturandır hüznü bana bildiren. Deki ey meczubum vuslat yakındır sana senden. Hem ben söyler hem ben inanırım ruhumu boğan acizliğimden.


Köhne düşüncelerim feryat ediyor vicdanımın yıkık koridorlarında.
Diz çöken harflerimin sessizliğinde, aklımı delen düşüncelerimin hissizliğindeyim.Bilmem ki şimdi ben neyleyim...

25 Kasım 2014 Salı

Madem Öyle







İçinden çıkılmaz cümleler kurmaya başladım. Cümlelerim, zihnimdeki anlamsızlığı anlatmak konusunda yetersiz.Yine de; yine deniyorum, yeniden deniyorum...

Basamaklarda soluklanmak gibiydi ruhumu kaplayan karanlığı aydınlığa çevirmek.
Alınan her nefes, boşluğa haykırılan bir sesten ibaretti. Bu böyle olsa da yine de karanlığa fısıldamak,  kayan  yalnız bir yıldız gibiydi; kimsesiz ve yapayalnız.
Kendimle yüzleşemediğim onca duygunun adını duygusuzluk koydum. Hislerimi hissizleştirdim ki yüzleşmekten korktuklarımla yüzleşemeyeyim. Unuttuğum onca şey onca histen sonra şimdi tamda şu anda sağ elimi sol koluma götürdüm ve ufak bir çimdik attım. Ve acısını hissedebildiğime sevindim. Hala bazı duyguları hissedebiliyormuşum meğer...

İçinden çıkılmaz cümleler kurmaya başladım. Cümlelerim, zihnimdeki anlamsızlığı anlatmak konusunda yetersiz.Yine de; yine deniyorum, yeniden deniyorum...

26 Nisan 2014 Cumartesi

Umudumdan Arta Kalan



Avuçlarıma aldım hislerimi. Sımsıkı sardım; küçük bir serçe gibi okşadım zaman zaman. Kimi zaman tehcir edildi, kimi zaman müstehcen eller uzandı, dokundu ve kopardı bir papatya yaprağı gibi...


Boşluğa söylenen kelimeler vardır hayatta. Söylersin ve kaybolurlar öylece. Bazen fısıldarsın kimsenin duymamasını isteyerek ve fısıldarsın bazen kimsenin duymayacağını bilerek. Hiçlik hissettiğin en büyük olgu olur. Varlığından şüphe eder yokluğun içinde tek başına var olursun. Bu his öyle kaplar ki seni tek gerçekliğin bu olur. Oysaki ne sen gerçektirsin ne de sensizlik..

Avuçlarıma aldım hislerimi. Sımsıkı sardım; küçük bir serçe gibi okşadım zaman zaman. Kimi zaman tehcir edildi, kimi zaman müstehcen eller uzandı, dokundu ve kopardı bir papatya yaprağı gibi...


29 Ekim 2013 Salı

YİNE...


Nereden başlamalıydı cümleye ve başlamalıydı yeniden sonu hüzünle biten bir cümleye.İdrak edemiyordu ellerim, bitmek tükenmek bilmiyordu benliğimden olan kaçışım.Sürgün yemişti ruhum, kaçıp gitmişti mutlulukların daim olduğu yere; yani hayallerime...

Ruhumun hislerimle kavuştuğu yerde durdum ve bitkinliğimin bitişini izledim sessizce ağlayarak.Çığlıklarımı sadece benim duyabileceğim bir dünya yarattım kainatın gizli bir köşesinde.Ve köşe bucak koştum her bir zerresini.Bağırdım beni kimsenin duyamayacağını bilerek.Çığlıklarımdan ağaçlar yapraklarını döktü.Oysa sonbahar değildi ki...

Nereden başlamalıydı cümleye ve başlamalıydı yeniden sonu hüzünle biten bir cümleye.İdrak edemiyordu ellerim, bitmek tükenmek bilmiyordu benliğimden olan kaçışım.Sürgün yemişti ruhum, kaçıp gitmişti mutlulukların daim olduğu yere; yani hayallerime...

8 Nisan 2013 Pazartesi

Always and Forever


Gözyaşlarımı analiz ettim. İçinde bir takım acılar, bir takım yalnızlıklar ve söyleyemeyeceğim bir şey daha buldum. Ama söyleyemeyeceğim, özür dilerim.

Şahsi yargılarımdan vardığım şahsi ama gerçekçi olmayan düşüncelerime hüküm giydirdim ve sizlerin önüne attım bir paçavra gibi. Ve gayba bir el daha salladım ellerimde ki kirli kanı temizlemeden önce.
Elime bir iplik aldım ve dedim kendi kendime ey nefesim söyle benliğime ne istersen iste.Ve üç düğüm attım, üç şey söyledim.Her söylediğim sözde ve üfleyerek düğüm attığım her üç düğümde aklımda tek bir şey vardı.
Tek bir şey : ''..................''

always and forever...

Gözyaşlarımı analiz ettim. İçinde bir takım acılar bir takım yalnızlıklar ve söyleyemeyeceğim bir şey daha buldum. Ama söyleyemeyeceğim, özür dilerim....

10 Aralık 2012 Pazartesi

Suretsiz Bir Hayale Aşık Bir Deli...


Aşk sahip olmak değildi ki. Var olmayan cümleleri varmış gibi yazmaktı belkide. Kim bilir öyle değildir belkide...

Düşüncelerin amiyane bir tabuta büründüğü, huşu içinde benliğini hissettirdiği bir anlara sahip bir andayım; nacizane.
İdrakım sualim gibi yetersizleşti, cevaplarım ruh halim gibi paramparça. Sen kimsin ki ? Ben kimim ki ? Anlayamadığım her şey için bilmiyorum demekten bıktım artık. Neden ? Neden bilemiyorum ki ? Kaderimin kanatsız bir kuş gibi alevler içinde yanışını izledim. Ve orada ben olmak istedim. Suskunluğum dizlerimi büktü ve her bakışın içli birer damlaya dönüştü. Hissetmek kelimesi boğazımda bir düğüm ve düğümlenen her cümlemde ise suretsiz bir hayal...

Aşk sahip olmak değildi ki. Var olmayan cümleleri varmış gibi yazmaktı belkide. Kim bilir öyle değildir belkide...

10 Kasım 2012 Cumartesi

Bakarsa Baksın Ya...





Lügatımda anlamı olmayan aşk diye bir kelime vardı, ve yüreğimde onu anlamak için bir umut.
Şimdiyse lügatımda ne aşk kaldı, ne de yüreğimde bir umut...

22 Ekim 2012 Pazartesi

MUTLULUK...


Küçük bir çocuğun ellerinde tuttuğu küçük bir oyuncak gibiydi mutluluk.Şimdiyse ellerimde ne oyuncak kaldı  nede mutluluk...


2 Ekim 2012 Salı

S(ONSUZ)ADEK ISLANMAK..


Uykuluyum.Etrafımda koşturan onca insana rağmen uykuluyum.Saat 05:30 da ilk otobüsü kaçırırcasına uykuluyum.Nasılsın diye soranlara yalandan da olsa iyiyim diyemeyecek kadar uykuluyum.Gözlerimin içine baka baka söylediğiniz yalanlara kanamayacak kadar uykuluyum.Yanınıza her geldiğimde o sahte gülüşünüzü göremeyecek kadar uykuluyum.Varlığımın yoklukla imtihan ettiği bu zor zamanlarda var olamayacak kadar uykuluyum.Kelimelerin anlamsızlaştığı, cümlelerin kifayetsizleştiği kadar uykuluyum.Güneşin doğuşunu ağlayarak bekleyemeyecek kadar uykuluyum.
VE, seni seviyorum kelimesini her duyuşumda bende seni diyemeyecek kadar uykuluyum...

Islak bir buseyle uyandırır mısın beni ?

4 Eylül 2012 Salı

Savrulan Hayallerim Ve Sen...


Zorlayışlarım olur benim hayatta.Bazı şeyleri bazı nedenlerden dolayı zorlarım .Bazen de bazı şeyler kendiliğinden olur.Ve kendiliğinden olan bu bazı şeylerin en önemlisisin SEN.

Hani sıcak bir eylül akşamı olur da gecenin bir vakti uyuyamaz da perdeyi açarsın ya.Hani perdeyi açtığında camda onun yansımasını gördüğünü sanırsın.İşte öyle bir yanılsamaydı bu aşk.Varla yok arasında; vardan daha yok, yoktan daha bir var.
Anlıkta olsa, bir yanılsamadan ibaret de olsa sevinirsin onu gördüğün için.Orada, gecenin karanlığında bomboş cama dakikalarca bakarsın sadece onun hayaliyle.Ve birden kapatırsın perdeyi.Ve ansızın her şey kaybolur.Kalırsın bomboş bir odada bir kaç damla göz yaşıyla.Aklında kalan ise sadece o ve onunla kurduğun hayaller.İşte hepsi bu.Aşk hayal kurmaktı belkide.Ve belkide ona sarılmaktı o hiç yanında yokken.Sadece hissetmekti varlığını.Bunca yokluğun arasında sadece onu hissetmekti.Sadece.Sadece.

Zorlayışlarım olur benim hayatta.Bazı şeyleri bazı nedenlerden dolayı zorlarım .Bazen de bazı şeyler kendiliğinden olur.Ve kendiliğinden olan bu bazı şeylerin en önemlisisin SEN.

25 Ağustos 2012 Cumartesi

Gözlerini Açarsın Ya Hani...


Gözlerini açıyorsun benden uzakta bilmediğim, tahmin bile edemediğim bir yerde.Soluk alıyor, yürüyor ve gecenin bir yarısı dolunaya bakarak hayal kuruyorsun.Ve bazen hıçkırıklara boğuluyorsun.Saatlerce ağlıyorsun.Ya da bunların hiç birini yapmıyorsun.Şuan tamda şu anda kızıyorum sana.NERDESİN ?
Beni neden bulmuyorsun ? Sahi sen beni ARIYOR MUSUN Kİ ?
Ya da her neyse.Ya da her neysen.Ya da her nerdeysen.Ya da boşver yadasını.NEYSE.
Ama şunu bil:

Seni hiç tanımıyorum.Yüzünü hiç görmedim.Sesini hiç duymadım.Adını bilmiyorum.Nerede olduğunu bilmiyorum.Kimsin ne sin onu da bilmiyorum.
Ama Seni Seviyorum.

Her Kim İsen Bul Artık Beni Sabrım Kalmadı . . .

27 Temmuz 2012 Cuma

Öyle Bir Hayaldi ki...


Sana dokunmak.İsteklerimin körü körüne hareket ettirdiği benliğimi hiçe sayıp sana dokunmayı hayal etmek.Ve biliyorum ben.Sana dokunma fırsatım olsa dahi sana dokunamam ki.
Sanırım hayatta tattığım en güzel duygulardan biriside karşılıksız sevmek olsa gerek.Bu karşılıksız sevme duygusu o kadar güzel ki hani bir an vazgeçeyim diyorum ve bir anda darmadağın oluyorum.Perişancasına  kaldırımlarda yüzüstü kalıyorum.Ve tamda o anda işte yine o.Yeniden aklıma geliyor ve o düştüğüm kirli kaldırımlar bir anda gül bahçesine dönüyor.Ve emin olun ki o güllerin kokusu o kadar güzeller ki....
Sana dokunmak.İsteklerimin körü körüne hareket ettirdiği benliğimi hiçe sayıp sana dokunmayı hayal etmek.Ve biliyorum ben.Sana dokunma fırsatım olsa dahi sana dokunamam ki.
Şimdi tamda şu anda anlıyorum ki ben seni kavuşmak için sevmemişim ki.Kavuşamayacağım için bağlanmışım sana.İşte aşk denilen şey her neyse tamda bu olsa gerek.Ve emin ol ki sana kavuşamasamda varlığını zihnimde yaşamak bazen o kadar gerçekçi oluyor ki bir anda soğuyorum senden.Şimdi bu da ne diyecek olursanız eğer ki demeyin bunu anlatması zor.Cümlelerim yetmez bunu anlatmaya.Siz siz olun eğer mutlu olmak istiyorsanız düşün karşılıksız bir sevdanın peşine.Çünkü karşılık beklemek hem sizi hem aşkınızı öldürüyor emin olun...
Vesselam...

13 Haziran 2012 Çarşamba

Sana Senden Yakınım, Sanaysa Bedduam Son Selamım...


Şimdi ne desem ha Şöyle ha böyle.Vazgeçmek zorundayım çünkü Şüpheciyim.Ama ben inanmak istediğime inandım ve inanmak istediğimi sevdim.Kim ne derse desin.
Bir Şafak vakti bir Şarkı var Şimdi aklımda.Ve dökülen bir cümle dudaklarımda :
Dios en el cielo, yo en la tierra.

Benim bedduam kısa ve özdür : Allah bildiği gibi yapsın...

Şimdi bu cümleyi yazarken çok sevdiğim ESEN ÖZYAVUZ ABLAM'ın bir dizesi geldi aklıma :

"""

Halimi anlayan yok , yaşamak ne zor iş imiş 
Halimi anlayan yok arkadaş , yaşamak hayli zor bi zanaat 
vaktimi benden çalan çok , kurtulmak ne zor iş imiş 
kurtulmak ne zor bir iş imiş , 
vaktimi benden çalan herkesten              """          Ne güzel yazmış değil mi ?



Ağlamak çok şey öğretti bana ama artık ağlamak istemiyorum.
Artık insanlardan soyutluyorum kendimi.
19 yılımın geçtiği o 9 metrekarelik odamı özledim.
Yalnızdım ama mutluydum.
Vesselam....

7 Mayıs 2012 Pazartesi

İntihar Eden Duygularım Ve Ben...


Ne demeli ya da nasıl başlamalı insan tuhaf cümleleri anlatmaya.Hep derler ya kelimeler boğazımda düğümleniyor diye.Hep öyle değil mi? Bunların hepsi boş sözler.İnsan bazı şeyleri anlatamayacağını anladığında aciz olduğunu değilde suçu kelimelere atıyor ya bu çok komik.Neyse.Anlatmak istediklerim başkaları değil.Sadece ben..
Bu aralar olabilir kelimesini sorguluyorum.Ne tuhaf bir kelime bu olabilir.Ne kesin olur nede kesinlikle olmaz değil.Olabilir.Evet olabilir.İnsanı mahveden şeyler ihtimaller değil midir? Artık benim olabilirlerim yok.Ve artık bu olmamalıydı demekten de bıkkınım.
Baktığım her yerde benim yapamadıklarımı yapmış insanlar görüyorum.Ve o insanlardan nefret ediyorum.Evet nefret ediyorum.Ama saygıda duyuyorum.Evet bunu da yapıyorum.
Şu cümleyi söyleyen insanlara hayranlıkla bakıyorum: 'kopsun inceldiği yerden'.Ben neden kullanamıyorum bu cümleyi.Ben neden bir anda kesip atamıyorum bazı şeyleri.Yapamıyorum, olmuyor işte.Olmuyor.

du bist min.ich bin din.

29 Nisan 2012 Pazar

Diyemedim Ki Hiçbir Zaman...



O kadar çok isterdim ki diyebilmeyi.Haykırmak değil ki istediğim.Fısıldasam kulaklarına kafi.Sen yoksun ki.Olmayan sana nasıl olmayan bir aşkı fısıldayabilirim ki.Yok ki,yok işte.
Artık evren yok olmuş gözlerimde.Sokaklar yok,kaldırımlar yok, insanlar yok.Yok,yok ve yok.Baktığım her yer aşksızlık.Yoksunluk.Hissizlik.
Artık kendimi yetersiz hissediyorum.Siz yetersiz hissetmenin ne demek olduğunu bilir misiniz? Eminim bilirsiniz.Tabi ya siz her şeyi bilirsiniz.Siz var ya siz.
Artıkla başlayan bir cümleye daha başlıyorum müsaadenizle.Artık cümlelerim edebi kimliklerini yitirdi.Kafiyelerde sırtını döndü bana.Ahenklerimde çekti gitti.Ama siz bunu anlamazsınız.Farkettimde sürekli siz siz deyip duruyorum.Gerçekten siz kimsiniz ya.Anlıyorum siz yine psişik beynimin hayal ürünlerisiniz.
Bu yazı nereye gidiyor ya ? Konu olgusunu kaybettim.Sanırım saçmalıyorum, özür dilerim.Yalnızım işte.O kadar.Yalnızlıktan kafayı yitecek kadar yalnız...

22 Nisan 2012 Pazar

Ağlamak Üzerine...


Kendimi küçücük bir ot gibi hissederim kimi zaman.Kimi zaman;küçücük bir ot gibi hissederim kendimi.Birilerinin ayağı altında ezilen,acımasız bir rüzgarda savrulup giden.
Ağlamak gözden su çıkmasından mı ibaret ? Ya da ben senden mi ibaretim ? İkisi de yanlış.Öyle değil mi ?
İçimden yazmak gelmiyor artık.Edebi cümleler kuramıyorum.Yapamıyorum işte.Öyle işte.
Belki de.Ya da boşver öyle değildir belki de...

15 Nisan 2012 Pazar

Flu...

Bazen birileri tarafından sevildiğimi bilmek istiyorum.Evet insan bunu bilmek istiyor bazen.Bazen kelimesini çok kullanır oldum.Hayatımın flu zamanlarından biri tamda şu an.Ne yazmak geliyor içimden nede yazmamak.Ama; ya da boş ver ama olmasın.Amalarla başlayan cümlelerimden sıkıldım.Kendimden de sıkıldım.Bıkkın duygularda bıkılmayan anlardayım.Güneş yok mu oldu ? Neden her yer karanlık ? Neden?
abcdefgh......Harflerde bıktı benden.Varsın bıksın.
Yüreğim çok büyük sanırdım.Oysaki o kadar çok boş şeylerle doldurmuşum ki.Hani desem ki bir anda çıkarabilsem her şeyi hayatımdan.Evet bir anda.Çıkıp gidebilsem.Atabilsem içimden.Vs vs.
Bu cümleler bir aşkın, bir ayrılığın değil sadece 22 yılın yalnızlığının cümleleri.Öyle işte..
Belki birileri okur diye yazdım.Tabi öyle birileri varsa....

4 Nisan 2012 Çarşamba

Yalnız Bir Baloncuk...




Zahiri mutluluklarım vardı benim.Yalancıda olsa beni mutlu eden,yüzüme anlıkta olsa bir tebessüm ekleyen.
Düşüne durdum bir anlıkta olsa hatıraları; beni benden eden hatıraları.Korkarım duygularıma esir oluyorum hatırlayınca o anıları.
Sadece kelimesini yüreğimin lugatından çıkardım.Artık sadeceyle başlayan cümlelerim yok benim.
Yok, yok işte....
Öylece durdum.Ya da durmadan dönen şu dünyada bir anlıkta olsa durduğumu sandım.Esen rüzgarı dinledim, bir kargaya selam verdim.Ve ıssız bir yerde sessizce bağırdım.Söylediklerimi sadece ben duydum.Birde benim göremediklerim.Sonra küçük bir çocuk gördüm.Elinde üflediği bir baloncuk vardı.Köpüğe batırıyor ve üflüyordu.Bir an için üflediği bir baloncuk gibi hissettim kendimi.Yalnızca uçup giden kimsesiz bir baloncuk.Sonra  uzattı bana al sende üfle dedi.Aldım ve arkamı döndüm utancımdan.Ağladığımı görmesin istedim.Ve bende bir baloncuk üfledim.Uçup gitti.O gittikçe yüreğimden de bir şey ayrıldı gitti.
Şimdi diyeyim ki .Ya da demeyeyim boş ver en iyisi...

1 Nisan 2012 Pazar

Oysaki...





Tualimde resmettiğim insanlar vardı benim hayatta. Mum ışında adını kalemime fısıldadığım; duygularımı kağıtlarda paylaştığım anlarda.Yaşadığı tarifsiz duyguları nasıl tarif edebilmeliydi insan.Tarif edebilmeliydi oysaki yaşadığı tarifsiz duyguları....

Siz hiç Gökkuşağıyla dertleşmeyi denediniz mi ? Onun renklerine dokunarak fısıldadıklarını dinleyebildiniz mi ?

Bunu denemelisiniz.Ya da en yakınınızdaki sevdiklerinizi onun gözlerinde göz bebeklerinizi  görerek dinlediniz mi?

Oysaki ben O'nu dinlemeyi o kadar çok isterdim ki...

Yazdığım cümleler bir aşkın değil bir yokluğun cümleleri.Ben hiç aşk duygusunu bilemedim.Ama yokluk duygusunu iyi bilirim.Gülmeyi değilde ağlamayı iyi bilirim.Bilirim...
Yıldızları saydığım anlarda ağlardım hep.Göz yaşlarımı bir yıldızlar bilirdi.Bir tek onlardan utanmazdım.Bir tek onlara anlatırdım.Ve ben ağladığım zamanlarda bir yıldız kayardı.Anlardım ki gökyüzü de benimle ağlardı.Bilirdim.Evet bunu bilirdim..

28 Mart 2012 Çarşamba

Sahip Olunamayan Birkaç Şey Uğruna Yazdığım Birkaç Şey

Evet.Güzellik.Ben ve Göz yaşlarım iyi bilir Bu kelimeyi.Ben ağladığım zamanlarda bakarım aynaya.Çünkü sadece ağladığım zamanlarda doğruları görüyorum aynada.Ruhumun girdaplarında çıkmaza girdiğim anlarda bilirim ben bu kelimeyi.Oysaki benimde düşlerim vardı.Sadece vardı...

Evet, ağladığım zamanlarda öğrendim ben güzelliğin ne demek olduğunu.Ve ne olduğunu öğrendim ben; ağladığım zamanlarda.Tuhaf bir kelimeydi yokluğu.Okyanusun en mavi yerinde boğulmak gibiydi yüreğinde hala yaşama umudu varken.Kabullenmekti koşulsuz.Yada koşullara boyun eğmekti.

Sunt Lacrimae Errum...
Mutsuzluklarımız İçin Gözyaşlarımız Vardır...


9 Mart 2012 Cuma

İçsel Med Cezirlerime Düşsel Analizler...


Ben aşkımı buldum. Ne yerde, ne gökte ne de ikisinin arasında bir yerde…
Gecenin bu vakti durup düşündüm. Kendi kendime konuştum; sustum, sustum, sustum.
Sonunda aşkı buldum. Ya da bulduğumu sandım. Ona bağlandım. Ona tutuldum. Ona sadakatimi sundum.  Ona boyun eğdim. Ona vuruldum...
Ve dönüp durdum. Kızdım kendime.  Anlayamama kızdım. İfşa olan aşka kapatmışım oysa kendimi. Anladım.Ağladım, ağladım...
Ve şuanda. Gecenin bu vakti. Koşarcasına kalktım ayağa. Ve gittim en yakın aynaya. Baktım, baktım, baktım. Ve ağladım. Hıçkırıklara boğuldum.
Ve o an anladım ki aşkımı buldum...
Hep benimle olan benim olan ve bir bütünüm olan....


3 Mart 2012 Cumartesi

Ruhumun İzafiyetleri . . .


Şu an hangi dilde olduğunu bilmediğim bir şarkı dinliyorum.Kim bilir ne söylüyor; ne anlatıyor.Ve yine kim bilir kim için kime yazılıyor.
Ve şarkı bitti.Durup düşündüm bir an için.Bir anlıkta olsa bedenimden ayrılıp düşündüm.Ya da öyle yapmaya çalıştım bir an içinde olsa.
Bir elma ısırdım.Kırmızı bir elma.Benliğimin yırtılmış bir sayfasında kim için yazıldığını bilmediğim bir metin buldum.Ve okudum.Ve tekrar tekrar okudum.Metinde okuduklarımı harfi harfine yazıyorum:
Kim için yazmıştın bunları? Ve yine kim için okumaya geldin ?
Ne olduğunu anlamamıştım.Birden bedenimden çok çok uzaklarda olduğumu hissettim.Bu duygu tarif edilemez di.
Ve bir an için bir sesle irkildim.Gördüklerime inanamadım.Etrafımda milyonlaca insan vardı.Ve o an anladım.
insanlar beden kisvesinden ayrılıyorlardı bir bir.Bu ölüm değil.Kesinlikle ölüm değil.Bu başka bir şey.Bambaşka bir şey.
Ve tamda şu anda o okuduğum metinde ki soruların cevabını biliyorum.
Sizler için yazdım ve sizler için okumaya geldim...
Ve o an için yıllar önce okuduğum bir romanda ki bir cümle geldi aklıma:
Günahkara lütfunu esirgeme.Bir gün onlar da sonsuz huzurun mutluluğunu tadacaklardır.

26 Şubat 2012 Pazar

İçimdeki Hiçlik Duygusu...


Bazı zamanlarım olurdu ağladığım. Ve ben; ağlardım bazı zamanlarda…
Ruhum bana ait değilmiş gibi olurdu. Ya da ben ruhuma ait değilmişim gibi.
Gelgitler yaşardım kimi zaman. Kimi zamanda ne yaşadığımı bilmezdim.
Bir banka kuyruğunda, bir bank köşesinde düşünürdüm. Düşlerdim umutsuzcasına.
Umudum bir gökkuşağı olurdu. Birde yarım yamalak tebessümlerim…



24 Aralık 2011 Cumartesi

Keşkeler Bile Ağlar Oldu . . .




Keşke küçük bir çocuk olsaydım. Annemin elinden tutmak olsaydı tek derdim. Basit ama anlamlı bir oyuncağa ağlamak olsaydı tek kederim...
Hayatımızı kısıtlayan onca şeyin ardında bize gülmeyi anımsatan onca şey var.Her yoklukta bir huzur, her konuşmada bir sükut...
Oysaki ne güzeldi çocukluğum.Ne güzeldi dolu dizgin koştuğum sokaklar.Ve şimdi içimdeki çocuk bir günah gibi
arsız.Bedbin.Çaresiz.Ve KORKAK...
Keşke küçük bir çocuk olsaydım. Annemin elinden tutmak olsaydı tek derdim. Basit ama anlamlı bir oyuncağa ağlamak olsaydı tek kederim...

Bilinmezlik Duygusu

Tren rayları kavuşturur mu insanları.Ya da ayırır mı apansızın.Hep bir muamma olmuştur bu soru yıllarca yüreğimde.İçimi kemirmiş, cevabı beni benden etmiştir.
Oysa nedir insanları birbirinden ayıran, yada insanları birbirine bağlayan.Nedir yakını uzak eden, uzağı yakın eden...
Aşkın yüreğimde taslaktan öte geçemeyen yorumlardan 
münezzeh olduğunu 
anlıyorum şuan.Düşünüyorum.Ağlıyorum.Ve inanıyorum.
Sahi neydi aşk.Neydi bizi birine bağlayan ,neydi bizi birinden ayıran.
Ruhumun kör odalarında bir medcezir aşk.Var olan alemde nur, ağlayan gözlerimde huzur.Ve bilirim ki alınmadan girilmez o aleme destur...

19 Aralık 2011 Pazartesi

yüreğimin rakam dili . . .


Rakamlar neyi anımsatır hiç düşünmedim.ve de ilgilenmedim.hemen hemen herkesin bir uğurlu rakamı vardır.benim ise hiç olmadı.çünkü ben rakamı değil rakam beni bulmalı.tesadüf değil tevafuk olmalı....

Çocukluk yıllarımda uğurlu rakamın ne sorusuna hep bilmiyorum derdim.Ve derlerdi ki insan hiç uğurlu rakamını bilmez mi ?
O zamanları anımsayınca kendime hep kızarım şu soruyu sormadım diye.Sahi sen uğurlu rakamını nasıl bildin ki..... 

26 Kasım 2011 Cumartesi

AĞLAYIŞ...

benim kara diyarların kara kapılarında ellerinde dikenlerle bekleyen çocuklarım var...ağlayan...gülen...ve benim gibi acı çeken....
benim kara diyarların kara kapılarının ardında karamsarca bekleyen yavrularım var....
çaresiz....sessiz.....sabırsız..............

ben kara diyarların kara zindanlarında ağlarken onlar yapayalnız...
ben ise onlarsız ve onlarsız.........

21 Kasım 2011 Pazartesi

KİFAYETSİZ

HELAK OLMAK iSTiYOR RUHUM.iLHAK EDEN GÖZLERiNE BAKMAKTAN YORGUNUM.SAYEM SAYENiN KÖLESi OLMU$.NEFESiME PIRANGALAR VURDUM.RÜYALARIMDA KANATLARINI GÖRDÜM.YA GÖZLERiN.KÖR ETTi GÖZLERiMi.KANATLARINDAN DÜ$EN BiR TÜYLE AVUTUR OLDUM KENDiMi...O KANATLARINDAN DÜ$EN TÜYÜ RÜZGARLA SAVURACAGIM.OZAMAN, BENDE SENLE YOK OLACAGIM...